Altan Civelek Röportajları

Karadenizin Çocukları Ropörtajı

Şuayip Bal - 2006
Bu röportaj Karadenizin Çocukları İnternet sitesinde yayınlanmıştır.

 

 

Karadenizin Çocukları
: Kemalpaşa’dan Ankara’ya Altan Civelek’in yolculuğundan bahseder misiniz?

 

 

 

Altan CİVELEK : Aslında direkt olarak Ankara’ya gelmedim. Kemalpaşa’dan Ardeşen’e yerleştik. 1975 yılında Artvin in Hopa ilçesine bağlı Kemalpaşa beldesinin Köprücü köyünde doğdum. İlkokul üçüncü sınıfa kadar aynı köyde okuduktan sonra babamın iş değişikliği nedeni ile Ardeşen’e yerleştik. Liseyi bitirene kadar orda kaldık. Babam o zamanlar AKFA’çay fabrikasında elektrik teknisyeni olarak çalışıyordu. AKFA’nın iflasından sonra 11 yıl kadar kaldığımız Ardeşen’den Ankara’ya yerleşmeye karar verdik. Babamın Ankara Büyükşehir Belediyesinde işe başlamasıyla Ankara serüvenimiz başladı. Tabi lise bitmişti ve ben ankarada eğlence mekanlarında aktif olarak sahne almaya başlamıştım.Bir kaç kere üniversitelerin müzik bölümüne girmek için yetenek sınavlarına girsemde,özellikle Ankarada bunu gerek siyaset etkisi,gerekse torpillilere ayrılan kontenjan dan dolayı başaramadım. Bende her sene inadına üniversite sınavlarına girmeye devam ettim ve kazandığım iki yıllık okullara daha çok askerlik tecili için kayıtlar yaptırdım.Hatta bunlardan bir tanesi de; K.T.Ü Rize Meslek Yüksek Okulu Çay Experliği Bölümüdür..

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI :  Geçmişten alarak müzikle aranızdaki bağı bizimle paylaşır mısınız? Birçok insanı etkileyen sesinizin inişlerini çıkışlarını (yani tarzınızı) anlatır mısınız?

 

Altan CİVELEK : Özellikle tarz ayrımım olmadı. O yüzden her tarzı yorumlamaya çalıştım. 14 yaşında babamların orkestrasında başladım müzik yaşantıma. O dönemlerde düğünlerde sahne aldığımız için birçok tarzda şarkılar söyledik. Düğünün başlangıçlarındaki ağır şarkılar - ki özellikle o zaman gündemde olan taverna sanatçılarının şarkılarını - daha sonra oyun havaları ve peşinden de mutlaka horonlar oynanabilecek Karadeniz türkülerimizi. Bu sayede değişik tarzlarda şarkılar söyleme fırsatı buldum ve belli bir kalıbım olmadı. Yorumda da aynı şekilde bir ayrım yapmadım. Ancak şu var ki; Şarkıları mutlaka tarzına uygun bir şekilde yorumlamaya çalıştım.Yani,bir sanat müziği şarkısında yaptığınız nağmeleri, gırtlak oynamalarını, bir türküde yada pop şarkıda yapamazsınız. Ben de bunu uygulamaya çalıştım. Genelde her tarzın üstadlarını dinledim. Onların birikimlerinden faydalanmaya çalıştım. Ancak bu faydalanma kesinlikle taklit etme yönünde olmamıştır.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI : Dinleyen herkesi derinden etkileyen “Deniz gözlüm” şarkısını ve varsa hikayesini anlatır mısınız? Nasıl ortaya çıktı bu şarkı?

 

Altan CİVELEK : Çok ayrıntılı bilmiyorum ama kuzenim Erbal Aydın sevdiği kızdan istemeyerek ayrılmak zorunda kaldığı için yazdı bu şarkıyı. Bağlaması ile yazmış olduğu bu şarkıya inşallah klip çekeriz. Eğer çekebilirsek gerçek hikayesine uygun olarak yapmayı düşünüyoruz klibin senaryosunu.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI : Çeşitli sanatçıların şarkılarını seslendirdiniz, bunu yapmaktaki amacınız neydi? Yani neden böyle bir şey yapma ihtiyacı duydunuz?

 

Altan CİVELEK : Tek tarzlılığı değil de çok tarzlılığı seviyorum. Demoları da bu düşünceden hareketle okudum. Bir anlamda sahnenin yansımasıdır bu. Çünkü sahnede çeşitli tarzlarda müzikleri okuyorum ve bu da genellikle piyasa müzikleri oluyor. Demoları okumamın nedeni sahnedeki çeşitliliği yansıtmaktır. Bunlar ilerde tek tarza dönüştürülebilir ancak çok tarzlılığı seviyorum. Bunun yanında demoları okuduğum dönemlerde askerlik gelmiş çatmıştı memlekette babaannemlere bir hatıra kalsın, beni özlediklerinde sesimi dinlemeleri için bu şekilde demolar doldurarak onlara bıraktım ancak o cd çoğalmış ve birçok kişinin eline geçti.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI : Söz yazarlığı ya da beste yapıyor musunuz?

 

Altan CİVELEK : Aslında tam anlamıyla besteci yada söz yazarı değilim ama her ikisinden de birazcık var galiba

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Söz yada bestesi size ait olan şarkılardan başka sanatçılara verdiniz mi?

 

Altan CİVELEK:  Gülay’ın söylemiş olduğu “nenni nenni aman” şarkısının sözleri bana aittir. Aslında daha çok kişide olabilirdi ama insan kendi ortaya çıkardığı eserlere kıyamıyor sanırım.Sevgili Ebral de,ben de deniz gözlüm e kıyamadık. Yoksa şimdi çoktan ünlü bir sanatçının dilinden tüm Türkiye duymuştu. Umarım deniz gözlüm ü Türkiye ilk önce Ebral Aydın yada Altan Civelekten duyar.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Güzel tepkiler aldığınız ortada, kaset yapmanız gerektiği konusunda çoğu insan hemfikir. Bu yöndeki çalışmalarınız nedir? Ne aşamada olduğu konusunda bizi bilgilendirir misiniz?

 

Altan CİVELEK :  Ciddi teklifler var. Hatta bu teklifler arasından ciddi anlamda görüştüğümüz şirketler var. Ocak ayı içerisinde şartlar belirlenecek. Büyük bir olasılıkla olacaktır. Çünkü görüştüğümüz insanlar bu işe ciddi bir yatırım gözü ile bakıyorlar ve olayın farkındalar.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Çeşitli Karadeniz müzikleri seslendiriyorsunuz. Karadeniz müziği içerisinde kendinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Kendinizi bu bağlamda nereye koyuyorsunuz?

 

Altan CİVELEK : Yerimin farkında değilim.En azından Karadeniz’deki durumumu bilmiyorum. Memleketten gelenler üst seviyede dinlendiğimi, çok istek aldığımı söylüyorlar.Güzel bir olay ancak buna bakarak yerim şudur diyemem. Internet üzerinde duyulduğum için Grup 84’le aynı kaderi paylaştığımı düşünüyorum.Çünkü onlarda Ankara’da sahne alıyordu(gitaristleri sevgili Erdem le birlikte çalışma fırsatımızda oldu.) ve bir anda internet üzerinden tanınmaya başlamıştı. Böyle bir benzerlik söz konusu bende o yüzden Karadeniz’de nasıl bir durum içerisindeyim yani insanlar beni ne kadar tanıyor ya da biliyor tam anlamı ile bilmiyorum. Bildiğim kadarını ise çeşitli vesilelerle yakınlarımdan, tanıdıklarımdan, memleketten gelenlerden öğreniyorum.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Karadeniz Müziğini kendi müzik anlayışınız içerisinde nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Altan CİVELEK : Öncelikle Karadeniz müziği tüm Türkiye’ye hitap etmeli.Nasıl bugün doğu ve güneydoğu Anadolu türküleri Karadeniz’de dahil olmak üzere tüm ülkede sevilerek dinlenebiliyorsa; Karadeniz müzikleri de diğer bölgelerde sevilerek ve beğeni toplayarak dinlenmelidir.Bunu başarabilen iki üç isim var.Kim olduklarını hatırlatmaya gerek yok sanırım ….Bu sayının artması, türkülerimizin her yerde dinlenmesi Karadenizimiz ve kültürümüz adına fevkalade güzel bir şey olur. Hem Karadeniz kültürünün tanınması hem de Karadeniz müziğinin anlaşılması açısından

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Kullandığınız müzik entürmanı var mı? Varsa bu enstürmanın Karadeniz Müziği içerisindeki yeri nedir? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Altan CİVELEK : Org çalıyorum.Üflemeli sazlardan ve ritm aletlerinden de ses çıkartabiliyorum, Org karadenizde müzik yapılan çoğu yerde tek enstruman olarak kullanılsa da;Kaset çalışmalarında sadece altyapı düzenlemelerinde kullanılmalı bence.Canlı performanslarda da mutlaka sahnede olması gerekir. Karadeniz müziğinde Solo olarak daha çok tulum, kaval, kemençe, akordeon ve gitar kullanılmalıdır diye düşünüyorum..

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Kullandığınız müzik enstürmanında üstat olarak kabul ettiğiniz birisi var mı?

 

Altan CİVELEK : Üstat olarak pop tarzında Ozan Doğulu ve Altan Çetin’i beğeniyorum.Yerel tarzımızda ise sevgili Ayhan abi(Ayhan Alptekin)çok iyi bir klavyeci..

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Anadilinizin Hemşince olduğunu çeşitli vesilelerle dile getirdiniz. Malumunuz Hemşince de Lazca’da olduğu gibi yok olma ile karşı karşıya. Bu konuda çeşitli çabalar göze çarpıyor. Sizin bu konuda bir çabanız var mı? (Nedir?)

 

Altan CİVELEK : En büyük çabam olarak şarkılara yer vermemdir.Albümde en az iki tane Hemşince, iki tane de Lazca şarkıya yer vermek istiyorum. Ama sadece Hemşince için değil Türkiye’deki tarihi kültürümüzün simgesi olan, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan diğer dillerinde yok olmasını istemem. Bir dönem TRT’de ana dilde yayın söz konusu olduğunda kampanyalar başlatılmıştı, Lazca için ayrı Hemşince için ayrı dilekçelerle bu dillerin TRT’de yayınlanmasını istemiştim.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI:  Bu dillerin yok olmaması bağlamında müzik yolu ile neler yapılabilir.

 

Altan CİVELEK : Her sanatçının varsa ileriki kuşaklara aktarmak için albümünde şarkılara yer vermesi gerekir. En basitinden seneler sonra bile dinlendiğinde o dilde seslendirilmiş bir şarkının ışık tutma olasılığı vardır. Öte yandan albümlerde yer alan şarkılardan hareketle o dile ait kültürün ipuçları yakalanabilir.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Çıkarmayı düşündüğünüz albümde Hemşince şarkılara yer verecek misiniz? ( Peki Lazca Şarkılara?)

 

Altan CİVELEK : Evet Hemşince şarkı yer alacak. Lazca şarkıda yer alacak zaten 10 senem Lazlar’ın içinde geçti.(Ardeşen’de) Yeri geldiğinde Lazca şarkılarda söyledim. Dilimde dönüyor.Mutlaka okurum.Bu anlamda Gürcüce’de okumak isterim. Ama albümde sadece ben her şeye karar vermeyeceğim için ne olur bilemem. Ama Lazca’nın Hemşince’nin Gürcüce’nin yer almasını istiyorum.Bunlar Karadenizimizin renkliliğinin simgesi, olmazsa olmazlarıdır.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Herkes sizi merak ederken neden yöresel festivallerde göremedik sizi? Hiç bir yerde göremiyoruz.

 

Altan CİVELEK : Askerden yeni gelmiştim o dönemde.Festival repertuarı oluşturamamıştım ve sahnede playback okumak pek doğru olmazdı diye düşündüm. Birde tabi Ankara da çalıştığım mekanlarda Karadeniz okumadığım için,bana sahnelerde eşlik edecek hazır bir orkestram yoktu.Grup oluşturmak ve provalar gerekeceği için bu sene festivallere yetiştirmek imkansızdı.Bir de festivallerde sahne alacaksam demosu olan değilde, albümü olan bir sanatçı sıfatıyla yer almak istedim.Bu yüzden kaset çıkmadan sahne almak şimdilik uzak görünüyor bana.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Festivallere baktığımız zaman değerli sayılabilecek birçok sesi göremiyoruz. Çeşitli sıkıntılar yaşandığı ortada. Bunu kendilerinden çeşitli vesilelerle de duyduk. Sizi de bunun içerisinde değerlendirirsek festivallerin değerli sesleri ortaya çıkarma işlevi gördüğü söylenebilir mi?

 

Altan CİVELEK : Asıl amaç o olmalı yani insanların bilmediği ama hoşlarına gidebilecek sesleri ortaya çıkarabilmeli. Karadeniz halkına belki tv belki radyolarda ulaşamadığı ama onlara iyi gelebilecek sesleri tanıtma amacı olmalı. Bugünkü festival düzenlemelerinde siyaset ve rant(plak şirketlerinin rantı) çok etkili.Halkın istediklerinden çok kendi istediklerini sunuyorlar. Belli plak şirketlerinin birbiriyle savaşı gibi maalesef ve ben sanatçılar bu duruma alet edildikleri için çok üzülüyorum. “Benim sanatçım çıkacak” muhabbeti ile bu işler yürütülmektedir. Ve daha önce senin aktardığın gibi küçük ilçelerdeki çevrelerin yerel sanatçılara bile çıkar amaçlı yaklaşımları söz konusu olunca festivaller olması gereken amaçtan çıkıp rekabet ortamına dönüşmüş oluyor.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Gurbette olan birisiniz. Gurbette olmanın zorluklarını siz de biliyorsunuz.Gurbetteki insanlarımızın kendi kültürlerini yaşamları konusunda ne düşünüyorsunuz?

 

Altan CİVELEK:  İster istemez kopukluklar yaşanıyor.Gurbette çevrende her kültürden insan olduğu için kültür çatışması yaşanabilir. Ama en güzeli Türkiye’deki bu kültür çeşitliliğini paylaşma imkanı bulmaktır.Doğulu bir arkadaşımla sıra gecesine katılabiliyor, Kütahyalı bir arkadaşım iç Anadolu ezgilerini beraber söyleyebiliyoruz.Bunun tersi olarak da arkadaşlarımla kendi kültürel değerlerimi paylaşabiliyorum. Diyarbakırlı arkadaşlarımla muhlama yiyebiliyorum. Bunun için Rize’den 10 kg muhlamalık peynir bile sipariş etmek zorunda kaldım.Paylaşmak bu anlamda güzeldirJ

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Ankara’da yaşayan bir gurbetçi olarak Ankara’daki kültürel yaşantımız konusunda neler söyleyebilirsiniz? Ankara’yı bu konuda diğer şehirlerdeki gurbetçilerimizle karşılaştırdığımızda nasıl bir tablo ortaya koyabilirsiniz?

 

Altan CİVELEK:  Ankara küçük şehir.Basit organizasyonlar ile hemen bir araya gelinebilir. Ama bunu yapacak zihniyette fazla insan yok. Herkes başkasından bekliyor. Ancak bir Karadenizli sanatçının konseri olacak yada memleketten hemşerinin, birinin düğünü olacak o zaman bir araya geliniyor. Bu da bir sene konuşuluyor. İstanbul, İzmir’in çok farklı olduğunu düşünüyorum.Ama oralarda bir araya gelmek zordur büyük bir olasılıkla. Geceler falan var ama yeterli değil.

 

KARADENİZİN ÇOCUKLARI: Son olarak Karadenizin Çocukları hakkında fikirlerinizi alabilir miyim?

 

Altan CİVELEK : Bana emeği geçen bir site.Karadeniz’deki olanlar hakkında fikir sahibi oluyorum.Yorumları alıyorum. Gurbetçileri toplayacak bir site. Ufukta belki zorluklar görünebilir ama o sis perdesinin arkasında Karadeniz adına güzel şeylere imza atabilecek bir internet sitesi.

Röportaj : Karadenizin Çocukları (Şuayip BAL)